Tomoro uygulamasıGoogle Play'de ücretsiz · Sonuçlar bildirimle gelir Yükle
TOMORO Tomoro'yu aç

Kalabalığın bilgeliği: topluluk dağılımını nasıl okumalı?

Tomoro Ekibi · · 5 dk okuma

1906'da İngiltere'de bir hayvancılık fuarında bir yarışma düzenlendi: sergilenen bir öküzün, kesilip hazırlandıktan sonra ne kadar geleceğini tahmin etmek. Yaklaşık sekiz yüz kişi bilet alıp tahminini yazdı. Aralarında kasaplar ve çiftçiler de vardı, hayvancılıktan hiç anlamayanlar da.

Bilim insanı Francis Galton bu tahminleri inceledi ve şaşırtıcı bir şey buldu: tahminlerin ortanca değeri gerçek ağırlığa yüzde bir farkla yaklaşıyordu. Kalabalığın "ortak tahmini", en iyi uzmanların tek tek tahminlerinden bile daha isabetliydi.

Bu gözlem bugün kalabalığın bilgeliği olarak biliniyor. Bu yazıda bunun neden işe yaradığını, hangi koşullarda çöktüğünü ve Tomoro'da topluluk dağılımını nasıl okuyabileceğini anlatıyoruz.

Neden işe yarıyor?

Her bireysel tahmin iki parçadan oluşur: gerçek bilgi ve hata. Bilgi, olayla ilgili doğru sezgilerimizden gelir. Hata ise kişisel yanılgılarımızdan: biri iyimserdir, biri kötümser; biri bir ayrıntıyı abartır, öteki başka bir ayrıntıyı.

Çok sayıda kişinin tahmini bir araya geldiğinde hatalar birbirini götürme eğilimindedir. İyimserin fazlası kötümserin eksiğiyle dengelenir. Geriye kalan şey, herkesin paylaştığı gerçek bilgidir. Bu yüzden kalabalığın ortalaması, ortalama bir bireyden genellikle daha iyi sonuç verir.

Hangi koşullarda çöker?

Kalabalığın bilgeliği sihirli değildir; belirli koşullara bağlıdır. Bu koşullar bozulduğunda kalabalık, bilgelikten çok sürü davranışı gösterir.

Bağımsızlık. En önemli koşul bu. İnsanlar tahminlerini birbirinden etkilenmeden yaparsa hatalar birbirini götürür. Ama herkes başkalarının ne dediğine bakarak karar verirse, aynı hata kalabalıkta çoğalır. Birinin abartısı ötekinin abartısını besler.

Çeşitlilik. Kalabalıkta farklı bakış açıları, farklı bilgi kaynakları olmalı. Herkes aynı haberi okuyup aynı yorumcuyu dinliyorsa, kalabalık aslında tek bir kişi gibi düşünür.

Gerçek bir görüş. Katılımcılar gerçekten ne düşündüklerini söylemeli. Rastgele seçilen ya da başkasını memnun etmek için verilen cevaplar sinyali bozar.

Kalabalık, bireylerin birbirinden bağımsız düşündüğü ölçüde bilgedir.

Ortalama mı, ortanca mı?

Galton'un öküz örneğinde kullandığı ölçü ortalama değil ortancaydı: tahminleri küçükten büyüğe sıralayınca tam ortaya düşen değer. Bu seçim önemli. Birkaç kişinin uçuk tahmini (örneğin iki katı bir ağırlık) ortalamayı kolayca saptırır ama ortancayı neredeyse hiç etkilemez.

Evet ya da hayır cevaplı sorularda iş biraz farklıdır. Burada kalabalığın sesi, şıkların aldığı paydır: yüzde yetmiş "evet", yüzde otuz "hayır" gibi. Bu oran, her katılımcının yalnızca bir taraf seçtiği durumda bile olayın olasılığı hakkında kaba bir fikir verir. Ama dikkat: bu oran ihtimalin kendisi değildir. Yüzde altmış emin olan herkes "evet" dediğinde, dağılım yüzde yüz "evet" gösterebilir. Dağılım, insanların nereye eğildiğini söyler; ne kadar emin olduklarını değil.

Anketler, piyasalar ve yorumcular

Kalabalığın görüşünü toplamanın farklı yolları vardır ve her biri farklı bir şey ölçer.

Tomoro'daki dağılım bir ankete benzer: oyuncuların, kendi kanaatleriyle ve birbirlerinden habersiz verdikleri cevapların toplamı. Bu yüzden bağımsızlığı korumak bu kadar önemli.

Tomoro'da topluluk dağılımı

Tomoro'da bir soruya cevabını verdikten sonra, oyuncuların hangi şıkka ne oranda yöneldiğini görebilirsin; sorunun kilitlenmesini beklemen gerekmez. Bu dağılım oy vermeden önce gösterilmez ve bu bilinçli bir tercih: dağılımı önceden görseydin, kendi kanaatin yerine kalabalığı yazma eğiliminde olurdun. Bu da yukarıdaki bağımsızlık koşulunu bozar ve hem senin tahminini hem de dağılımın değerini düşürürdü.

Cevabını verdikten sonra ise dağılım güçlü bir öğrenme aracıdır. Şu soruları sormak için kullanabilirsin:

Kalabalığa karşı çıkmak

Kalabalık çoğu zaman haklıdır ama her zaman değil. İyi tahminciler kalabalığı bir başlangıç noktası olarak kullanır ve ancak güçlü bir sebep olduğunda ondan ayrılır. Bu sebep şunlardan biri olabilir:

"Herkes bir tarafta, ben farklı olayım" diye karşı çıkmak ise genellikle kötü bir stratejidir. Farklı olmak bir amaç değil; doğru olmak amaç.

Gruplarda kalabalık

Tomoro'nun gruplarında puan havuz usulü dağıtılır: bilenler ortadaki puanı paylaşır. Herkesin bildiği bir soru herkese küçük bir pay getirirken, çoğunluğun yanıldığı bir soruyu bilen az sayıdaki kişi büyük pay alır. Bu, kalabalığa karşı haklı çıkmayı ödüllendirir; ama bunun için gerçekten haklı olmak gerekir.

Kendi kalabalığını kurmak

Kalabalığın bilgeliğini tek başına da kullanabilirsin. Bir tahmin yaptıktan sonra, sanki başka biriymiş gibi aynı soruya ikinci bir tahmin yap: farklı bir açıdan bak, farklı bilgilere ağırlık ver. Sonra iki tahminin ortalamasını al. Araştırmalar bu "iç kalabalık" yönteminin bile tek bir ilk tahminden genellikle daha iyi sonuç verdiğini gösteriyor.

Özet

Bir dahaki sefere cevabını verdikten sonra dağılıma bir göz at. Orada yalnızca başkalarının ne dediğini değil, kendi düşünme biçimin hakkında da bir şeyler göreceksin.

Rehberden diğer yazılar

Bütün yazılar →