Tomoro uygulamasıGoogle Play'de ücretsiz · Sonuçlar bildirimle gelir Yükle
TOMORO Tomoro'yu aç

Anketleri nasıl okumalı? Hata payı, örneklem ve gürültü

Tomoro Ekibi · · 4 dk okuma

"Son ankete göre A partisi yüzde 32, B partisi yüzde 30." Bu cümleyi okuyan çoğu kişi A'nın önde olduğu sonucuna varır. Oysa ankete bakan bir tahminci önce başka sorular sorar: Kaç kişiye soruldu? Hata payı ne kadar? Diğer anketler ne diyor? Bu yazıda anketleri bir tahmin aracı olarak nasıl okuyabileceğini anlatıyoruz. Konu seçim gibi görünse de aynı mantık, bir ürünün beğenilip beğenilmeyeceğinden bir kararın nasıl karşılanacağına kadar her türlü kamuoyu sorusunda işe yarar.

Anket bir fotoğraftır, kehanet değil

Bir anket, belirli bir anda belirli sayıda kişiye sorulan sorunun cevabıdır. Seçimin ya da olayın sonucunu değil, anketin yapıldığı günkü eğilimi gösterir. Anket ile sonuç arasında geçen sürede fikirler değişebilir, kararsızlar bir tarafa yönelebilir, katılım oranı beklenenden farklı olabilir.

Bu yüzden ilk soru şudur: anket ne zaman yapıldı? Haftalar önce yapılmış bir anket, dün yapılmış olandan daha az bilgi taşır. Sonuca yaklaştıkça anketlerin isabeti genellikle artar.

Hata payı ne demek?

Bir anket bütün nüfusa değil, bir örnekleme sorulur. Örneklem ne kadar iyi seçilirse seçilsin, rastlantı yüzünden gerçek değerden biraz sapabilir. Hata payı bu sapmanın olası büyüklüğünü anlatır.

Kabaca bir kural: rastgele seçilmiş yaklaşık 1.000 kişilik bir örneklemde hata payı artı eksi 3 puan civarındadır. Yani bir partiye "yüzde 32" diyen bir anket, aslında "büyük ihtimalle yüzde 29 ile 35 arasında" demektir. Örneklem dört katına çıktığında hata payı ancak yarıya iner; bu yüzden çok büyük örneklemler bile kesinlik getirmez.

Baştaki örneğe dönelim: A yüzde 32, B yüzde 30. Her iki rakamın da artı eksi 3 puanlık bir aralığı var. Bu aralıklar büyük ölçüde üst üste biniyor. Dolayısıyla bu anket "A önde" demiyor; "yarış başa baş" diyor. Tahmin açısından bu çok farklı bir mesajdır: burada yüksek güvenle A'yı seçmek, anketin söylemediği bir şeyi söylemek olur.

Hata payının söylemedikleri

Hata payı yalnızca rastlantıdan doğan sapmayı ölçer. Anketlerin yanılmasının başka sebepleri de vardır ve bunlar hata payına dahil değildir:

Bu yüzden deneyimli tahminciler anketin kendi açıkladığı hata payını alt sınır olarak görür; gerçek belirsizlik genellikle daha büyüktür.

Tek ankete değil, ortalamaya bak

Tek bir anket gürültülüdür. Farklı şirketlerin, farklı tarihlerde yaptığı anketlerin ortalaması ise çok daha sağlam bir tablo çizer. Bunun sebebi kalabalığın bilgeliği yazısında anlattığımız ilkenin aynısıdır: bağımsız hatalar birbirini kısmen götürür.

Pratikte şunları yapabilirsin:

  1. Son birkaç haftanın anketlerini bir araya getir.
  2. Çok eski olanları ya da örneklemi çok küçük olanları ayıkla.
  3. Kalanların ortalamasına ve hangi yöne gittiğine bak.

Ortalamadan çok sapan tek bir anket haber olur, çünkü dikkat çeker. Ama dikkat çekmesi doğru olduğu anlamına gelmez. Böyle bir anket gördüğünde fikrini tamamen değiştirmek yerine küçük bir adım at; bu, tahmini güncellemek yazısındaki "küçük adımlarla güncelle" kuralıdır.

Anketçinin geçmişi de bir veridir

Bazı anket şirketleri geçmiş seçimlerde sonuca yakın çıkmış, bazıları belirgin biçimde sapmıştır. Bir şirketin geçmişte hep aynı yöne saptığını biliyorsan, yeni anketini okurken bunu hesaba katabilirsin. Bu, taban oranı düşüncesinin anketlere uygulanmasıdır: "Bu şirketin anketleri geçmişte ne kadar isabetliydi?"

Anketten tahmine

Anketleri okuduktan sonra bunu bir tahmine çevirmek için kendine şu soruları sor:

Sık yapılan hatalar

Özet

Bir anket, belirli bir andaki eğilimin belirsiz bir fotoğrafıdır. Hata payını rakamlara ekle, farkın bu payı aşıp aşmadığına bak ve tek bir anket yerine birkaçının ortalamasını kullan. Anketin kendi hata payı gerçek belirsizliğin alt sınırıdır. Fark küçükse güvenini düşür, anketler aynı yönü gösteriyorsa artır.

Rehberden diğer yazılar

Bütün yazılar →